" Safranbolu'da Son Osmanlı "

Click for English
 

Safranbolu

Tarihe tanıklık eden, yaşayan bir şehir...www.safrankonak.com.tr

Safranbolu Hakkında Genel Bilgiler

        Safranbolu, Osmanli egemenligine geçtikten sonra, önce Anadolu Beylerbeyliginin Bolu ve Kastamonu Sancaklarina bagli bir kaza (kadilik), sonra 1846-1870 yillarinda sancak merkezi olmus, tekrar Kastamonu sancagina baglanmis ve 1927 yilinda Kastamonu ilinden ayrilarak Zonguldak ilinin ilçesi olmustur.
        1995 yilinda Karabük' ün il olmasi ile birlikte, Karabük iline baglanmis olan Safranbolu, Sehir (Çarsi), Misak-i Milli, Baglar, Emek, Kirkille ve Asagi Tokatli olarak adlandirilan yerlesim yerleriyle daginik bir özellik göstermektedir. Ilçe, 20 mahalle ve 59 köyden olusmustur.

 

Topluluk Adı Taşıyan Köyler

    SAFRANBOLU' DA : Asagi Dana (Dana), Cebbar, Çavuslar, Çerçen (Çerçi topluluk adinin sonuna farsça "yan" çogul eki getirilerek yapilan Çerçiler anlamindaki "Çerçiyan" kelimesinden bozma), Davutobasi, Danismend, Hacihasan, Hacilarobasi, Harmancik (Harman), Karacatepe (Karaca), Karapinar (Karapinar yörükleri), Kiriklar, Konari, Kuzyakahacilar (Hacilar), Kuzyakaköseler (Köseler), Ovaköseler (Köseler), Sakaralan (Sakar), Sariahmetli (Saruahmed), Sariyan (Sari Türkmen cemaatinin adinin sonuna farsça çogul eki olan "yan" eklenerek yapilmis, "Sarilar" anlaminda). Sariköy (Sari), Sat (Sati Türkmen cemaatinin adinin bozulmusu, eski metinlerde dogru olarak "Sati" yaziliyor), Sirçali (Siracali?), Tayyip (Tayyipli), Yukari Dana (Dana), Yörük.
KARABÜK' TE : Aceviz (Acavid), Asagikizilcaören (Kizilca), belen(Belenviran), Bulak, Burunsuz, Bürnük (Börnik, diger adiyla Dedelu), Cihanbey (Cihanbegli), Çeltik (Çeltikçi), Çengeller (Çengelli), Çerçiler, Çukurca (Çukurcali), davutlar, demirciler, Güney, Hisar, Kamis (Kamisli), karaagaç, Karasar, Ortaca. Ödemis, Saitler (Said), Salmanlar (Salman), Satuk, Sipahiler, Üçbas, Yortan (Diger adiyla Bortan), Yukarikizilcaören (Kizilca).


ULUS' TA : Abdurrahman, Agaköy (Aga), Akverensöküler (Sökeler), Asagiçerçi (Çerçi), Asagiemirce (Emirce), Bagdatli, Bugurlar (Bugurcuk), Çavus, Dodurga, Dogan, Dorucasahinli (Sahinli), Döngeller (Dönkeleli?), Eseler, Güney, Hocaköy (Hoca), Güneyveren (Güney), Hasanveren (Hasan) Hisar, Kalecik (Kal'a), Karahasan, Karakisla, kayabasi, Kavakli kaldirim (Kavakli), Kiriklar, Kizillar, Kozanli, Kumluca (Kumlu), Sarifasil (Sari), Sarniç, Seyhler, Yilanlar (Yilanli)
EFLANI' DE : Abakolu (Abali), Alaçat (Alacaatli), Basigdir (Igdir), Bedil (Begdili veya Badili), Bostanci, Bostancilar (Bostanci), Çal, Çalislar, Çavuslu, Çengeller (Çengelli), Çukurgelik (Çukur), Çukurören (Çukur), Eflanisihlar (Seyhler), Emirler, Karacapinar (Karaca), Karatas, Karli, kavak, Kiran Koçacik, Kutluören (Kutlu), müftüler, Osmanlar (Osman), Ovaçalis (Çalis), Ovasihlar (Seyhler), Pasabey (Pasabegli), Saraycik (Saraycikli), Tabaklar, (Dabaglar), Yaglica (Yagli).

 

Yöredeki Yer Adları ve Ad Verilmesindeki İlkeler

Dünya üzerindeki Türk topluluklari çesitli adlar tasimakta olup 11.yüzyildan itibaren Anadolu' ya yerlesen Türkler Oguzlar (ya da diger adiyla Türkmenler) dir. Bunun yaninda az sayida da olsa Kalaçlar' a, Kipçaklar' a, Uygurlar' a, Kumanlar' a vb. rastlanmaktadir. Oguzlar (Türkmenler) Kinik, Kayi, Karaevli, Avsar, Dodurga, Igdir, Peçenek gibi adlar alan 24 boya ayrilmaktadir. Boylarin bölünmesiyle oymak, asiret ve çemaat adi verilen daha küçük topluluklar ortaya çikmistir. Bu topluluklarin her birinin özel adlari vardir. Anadoluya' göçebe olarak gelen bu topluluklarin yerlestirilimesi gerek Selçuklular ve beylikler, gerekse Osmanlilar döneminde yönetimleri uzun süre ugrastirmis ve yakin zamanlara kadar sürmüstür. Osmanli döneminde bu topluluklar, merkezi idareye karsi tehlike olusturmamalari için parçalara bölünerek her parça ayri bir yöreye yerlestirilmistir. Bu yerlestirme gelisigüzel ve yerlesen topluluklarin istegi dogrultusunda olmamis; baslangicindanberi disiplinli bör biçimde yönetimlerce yürütülmüs ve kayda geçirilmistir. Selçuklu ve beylikler dönemlerine iliskin kayitlar elde yoksa da Osmanli dönemine iliskin kayitlar büyük ölçüde mevcut olup bir kismi yayinlanmistir.
Bir yere yerlestirilen göçebe topluluklar oraya genellikle kendi adlarini vermislerdir. Nitekim Safranbolu - Karabük - Ulus - Eflani yöresindeki köy, mahelle, semt ve mevki adalir incelendiginde bunlarin büyük ölçüde bu göçebe Türkmen topluluklarinin adlari oldugu görülmektedir. Ancak zamanla bu adlarin gerçek anlamlari unutularak, ortaya çikislariyla ilgili bir takim rivayetler türemistir. Yöredeki yer adlari üzerinde yapilacak ayrintili bir inceleme, Selçuklular ve beylikler döneminde Uc bölgesi üzerinde bulunan yörenin yasadigi yogun nüfus hareketinin ve Türk yerlesmesinin bir çesit haritasini verecektir. Zira yöre bu dönemlerde yogun göç dalgalarinin geçisini yasamis; Osmanli döneminde ise yörüklerin toplanma alanlarindan biri olmustur. Burada, yöredeki "Seyhler - Sihlar" adini tasiyan köylere adini veren "Seyhler - Seyhlü" cemaatinin iskaniyla ilgili bir örnek verilerek yukarda sözü edilen ad verme olayi somut olarak gösterilecektir.


Göçebe Türkmen yörüklerinden "Seyhler" cemaati 49 kola ayrilarak Kütahya, Adana, Kirsehir, Halep, Aydin, Içel, Kocaeli, Tire, Haymana, Ergani, Üsküdar, Kibris gibi yerler yanimda Kastamonu sancagina bagli Zagfiranbolu kazasina yerlestirilmistir. Bu cemaatin iskaniyla ilgili tezkerenin bir yerinde söyle denilmektedir. : "Boz - Ulus asiretinden olan Seyhlü (Seyhler) cemaatinin yaylaklari Develü ve Erciyes ve Zamanti'da, kislaklari Aksaray ve Kirsehri'nde idi. Adi geçen cemaat ilkin Kibris adasina iskan edilmislerdi." Bugün Türkiye' de ikisi Eflani' de biri Ulus' ta olmak üzere bu cemaatin adini verdigi 29 köy bulunmaktadir.
Asagida, Safranbolu, Karabük, Ulus ve Eflani ilçelerine bagli köylerden boy, oymak, asiret ve cemaat adlarini tasiyanlarin listesi verilmistir. Bu liste köy adlari, arsiv belgelerine dayanilarak hazirlanan kaynaklardaki topluluk adlariyla karsilastirilarak düzenlenmistir. Bu adlardan bir kismi biçim degistirmis, bir kismi önüne ya da sonuna ekler almis oldugundan, bu gibilerin yanina parantez içinde toplulugun asil adi yazilmistir.
Gercekte Türkmen topluluklarinin adini almis köylerin sayisinin çok daha fazla olmasi gerekir. Ancak zaman içinde adlarin pek çok degisiklige ugradigi görülmektedir. 16. Yüzyil kayitlarina göre Tarakli - Borlu kazasinda iki adet 'Kayi' , dört adet 'Avsar' adi tasiyan köy oldugu halde, bugün yalniz Karabükt'te, adi kaybolmak üzere olan bir Kayi mahallesi kalmistir. H. 1314 (M.S. 1897) yili kastamonu vilayeti salnamesindeki, Safranbolu kazasina bagli köylerin adlari incelendiginde, bugün Safranbolu, Karabük, Ulus ve Eflani ilçelerine bagli köy adlarindan degisik adlara rastlanmaktadir ki bu durum da degisikligi somut olarak göstermektedir.


Bir kisim köyler ise toplum içindeki statülerine, ya da cografi konumlarina göre yeni adlar alarak eski adlarini birakmislardir. Bazi köy adlari da aslindan, taninmayacak biçimde sapmistir. Bartinli Ibrahim Efendi'nin belirtigine göre Ulus Ilçesine bagli 'Drahna' köyünün adi, "hane" kelimesinin önüne farsçada "içinde" anlamina gelen "der" öneki getirilerek yapilmis olup aslinda "Derhane" iken zamanla halk arasinda "Drahna" biçimini almistir. Nitekim bu köyün adi H. 1314 yili Kastamonu Vilayeti salnamesinde 'Terhane' olarak yazilmistir.
Asagidaki listeye yalnizca bugün muhtarlik merkezi olan köyler alinmistir. Muhtarliklara bagli mahalleler arasinda Türkmen topluluklarinin adini tasiyanlar çoktur. Sözgelisi, "Kayacilar" adini tasiyan yörük cemaati üç kola ayrilarak Adana ve Tarsus sancaklariyla Bolu sancagina bagli Ulus kazasina iskan edilmistir. Bu cematin yerlestigi yer, bugün Ulus ilçesine bagli Karakisla köyünün bir mahellesidir. Safranbolu ilçesine bagli kiriklar köyünün Karaevli mahallesi de adini Oguzlarin 24. Boyundan biri olan Karaevli boyundan almistir.
Bunun disinda, bazi köylerin eski adlari iki addan olusmakta olup birisi topluluk adi oldugu halde bugün bu ad atilmistir. Sözgelisi Safranbolu'nun Cucahli ve Kehler (yeni adiyla Akkisla) köylerinin adlari H. 1314 yili Kastamonu Vilayeti salnamesinde 'Bulac Cucahli' ve 'Bulac Kehler' olarak kayitlidir. Bu adin "Bulaca" Türkmen toplulugunun adindan geldigi açiktir. Listeye bu adlar da alinmamistir.

 

Safranbolu' nun Adları

Mimari eserleri nedeniyle güncellik kazanan Safranbolu üzerine son zamanlarda yayinlanan bazi yazilarda, "Safranbolu" adinin kökeni, hiçbir belgeye dayanmayan yanlis bazi tahminlerle açiklanmaga çalisilmaktadir. Bunlardan biri de "Safranbolu" adinin "Sophranopolis" veya "Zagfranpolis" ten türemis olabilecegi görüsüdür. Kesinlikle yanlis olan bu görüsün kaynagi, Ahmet Gökoglu'nun arkeolojik açidan degerli, ancak tarih açisindan pek çok yanlisla dolu "Paphlagoniar" adli eseridir. Bu eserinde yazar safranbolu' nun adindan sözederken aynen, "Safranbolu belki "Sofrano' nun sehri" manasina gelen "Sophranopolis" ten neset etmis, belki de "Zagfran sehri" manasina gelen "Zagfranpolis" ten çikmistir. Eski adi kesin olarak bilinmemekle beraber kadim bir iskan yeri oldugu muhakkaktir." Demektedir. Yazarinin bile bir ihtimal olarak ortaya attigi bu iddianin kaynak kubul edilmesinin yanlisligi ortadadir. Ilerdeki açiklamalardan anlasilacagi üzere safranbolu adi kente Türklerce verilen ilk ad olmayip çok sonralari ortaya çikmistir ve ilk biçimi "Zagfiran - Borlu" dur. Yani kelimenin sonundaki "bolu" ekinin yunancada "Kent" anlamina gelen "polis" kelimesiyle ilgisi yoktur.
Safranbolu ilçe merkezi Türkleri'in yerlesmesinden sonra pek çok ad degistirmistir. Bu degisikliklerin zaman zaman tarihçileri bile yanilttigi görülmektedir. Özellikle Safranbolu' nun adlarindan biri olan "Borlu" ile "bolu" ilinin adi karistirilmaktadir. Degisikliklerin hepsinde ayni kalan, "Borglu" (ya da Burglu, Borgulu) ve "Borlu" asamalarindan geçerek "bolu" biçimini alan kelimedir. Bu kelimenin ortaya çikisi ve tarih içinde gelisimi hakkinda ilerde açiklama yapilacaktir. Safranbolu' ya Türklerce verilen adlar bilinmekle birlikte kentin Türkler' den önceki adlari konusunda, biri disinida yeterli bilgi yoktur. Kesinlikle bilinen tek adi "Dadybra" dir. THEODORAPOLIS : Sihhatinden emin olmadigimiz kaynaklarda Safranbolu' nun Türkler' den önceki ilk adinin bu oldugu belirtilmektedir. Rivayete göre kent Theodora adinda bir Iyon Prensesi tarafindan kuruldugu için "Theodora'nin kenti" anlaminda bu adi almistir. Ayni rivayetler Theodora'nin mezarinin, Kalealti semtindeki Tekkeüstü mevkii oldugunu belirtmektedirler. Bu adi ihtiyatla kaydediyoruz. GERMIA veya THEODORIOS : Baska bir kaynakta kente Türkler' den önce bu adlarin verilmis olabilecegi belirtilmektedir. Bu adlari da ihtiyatla kaydediyoruz.
DADYBRA (Dadibra okunacak) : Safranbolu' nun Türkler' den önceki, kesinlikle bildigimiz adi budur. Charles Texier' ye göre bu ad M.Ö. 21. Yildan beri kullanilmaktadir.


ZALIFRE : Türkler Safranbolu kalesini aldiktan sonra "Dadybra" kelimesini bu kiliga sokarak kenti bu adla anmislardir. Daha sonra baska adlar da görülmekle birlikte, Yazicizade' nin Selcukname' sinden bu adin 14. Yüzyil baslarinda henüz kullanilmakta oldugunu ögrenmekteyiz.
BORGLU (ya da BURGLU, BORGULU) : Safranbolu' ya Türkler' in verdigi adlar arasinda degismeyen ve harf düsmeleriyle bugüne kadar gelen ad budur. Bu ad, zamanla bir kisim harfleri düserek en sonunda "bolu" biçimine dönüsmüs ve "Safran" bitkisinin adiyla birleserek kentin bugünkü adi ortaya çikmistir. Bu harf düsmelerini metinlerden somut olarak izleyebilemekteyiz. "Borglu" adina bizim rastladagimiz metinler, Selçuklu tarihi yazari Yazicizade' nin Selçukname' si Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odasi' nin risalesi, Prof Osman Turan' in sözünü ettigi bir anonim selçukname ve çagdas tarihçilerin Yazicizade' ye atif yapan eserleridir.
Yazicizade, Candaroglu Beyi I. Süleyman pasa' nin Safranbolu' yu alisini "Borglu kalesini, ozamanda zalifre derlerdi, aldi." Sözleriyle anlatmaktadir. Yazicizade' den alinti yaptigi anlasilan Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odasi' nin risalesinde bu cümle aynen geçmektedir. Prof. Osman Turan ise, anonim Selçuknamede geçen "Borgulu" adini her ne kadar Isparta' nin Uluborlu ilçesinin adi olarak yorumlamakta ise de bu mümkün degildir. Zira burada sözü edilen 'Borgulu' Kastamonu'ya yakin bir yerdir ki, bu da ayni adi tasiyan safranbolu' dan baskasi olamaz. "Borglu" adinin geçtigi metinlerde sözü edilen olaylarin tarihlerinden bu adim 13, ve 14. Yüzyillarda kullanilmakta oldugu sonucu çikmaktadir. Ancak Prof. Osman Turan' in bir baska kaydindan bu adin 1250 yillarinda harf düsmesiyle "Borglu" adinin ortaya çikisinin çok daha eski bir tarihte olmasi gerekir. Borglu (ya da Burglu, Borgulu) adinin "lu" eki Türkçe olup, bu ek atildiktan sonra geride, Hint-Avrupa dillerinde "kale" anlamina gelen kelimelerle benzerlik gösteren "Borg, Burg, Borgu' kelimeleri kalmaktadir. Gerçekten Cermen dillerinde "kale" anlamina gelen "Burg" kelimesi italyancaya ayni anlamda "Borgo" biçiminde girmistir. Diger Hint - Avrupa dillerinde buna yakin anlamda benzer kelimeler mevcuttur. Fransizcada "borurg" kasaba; ingilizcede (Iskoç sivesinde) "burgh" sato, hisar; farsçada "borc" kale anlamlarina gelmektedir.
Bu noktada akla gelen en yakin ihtimal, arapça "kal' a" kelimesinini henüz yayginlasmadigi ilk fetihler ya da Haçli seferleri sirasinda Iranlilar, Venedik ve Ceneviz kolonileri veya haçlilar yoluyla türkçeye, Hint - Avrupa dillerinde "kale" anlamina gelen bir kelimenin girdigi ve Türkler' in, kalesi bulunan yerleri "kaleli kent" anlaminda "Borglu, Borgolu, Burglu" biçiminde adlandirdiklari; daha sonra da bu adin kentin adi haline geldigidir.


Kelimenin kökü disinda bu varsayimi güçlendirecek baska veriler de vardir. Bu dönemde italyancadan türkçeye, gemicilikle ilgili çok sayida kelime girmistir. Türklerden önce çevresine egemen bir müstahkem mevki durumunda olan Safranbolu' nun ise kalesi vardir ve bu kale, halki yüzyillarca derinden etkilemistir. Su hususa da dikkat edilmelidir. "Borglu" ve daha sonra "Borlu" kelimeleri kisaltma olarak tek baslarina da kullanilmakla birlikte kaynaklarda ve belgelerde genellik "Zalifre - Borlu' (75), 'Tarakli - Borlu' ve 'Zagfiran - Borlu' biçiminde, önlerine ikinci bir ad takilarak kullanimaktadirlar. Bu da birinci adin kente, ikinci adin kaleye verilen ad oldugu ihtimaline güçlülük kazandirmaktadir. Bastaki ad pratikte bir baska ise daha yaramakta ve Safranbolu' nun adinin, o dönemde ayni adi tasiyan baska kentlerin adlariyla karistirilmasini önlemektedir. Belki de buna özellikle dikkat edilmistir.
Bu veriler karsisinda "Borglu" kelimesinin ad olarak önce kaleye verildigini, daha sonra da kentin adi haline geldigini ve önüne "Zagfiran" kelimesinin getirildigi dönemde "kale" nin stratejik önemi kalmamakla birlikte bir gelenek ve hatira olarak "Borlu" kelimesinin korundugunu kabul etmek yanlis olmayacaktir.
BORLU : "Borglu" kelimesindeki "g" harfinin düsmesiyle ortaya çikmistir. Türkçede harf düsmesi çok sik görülen bir olaydir. Nitekim "Borlu" kelimesindeki "r" harfinin düsmesini de devlek salnamelerinde somut olarak izleyebilmekteyiz.
"Borlu" adina ait rastladigimiz en eski kaydin M.S. 1250 yillarina ait oldugu yukarda belirtilmisti. Halkin elindeki 19.yüzyil ortalarina ait sened-i hakanilerde de bu ada rastlanmaktadir. Hatta, 1897 (Hicri. 1313) tarihli, Sultan II. Abdülhamit' in tugrasini tasiyan bir fermanda Safranbolu' dan "Tarakli - Borlu kazasi", fermanda adi geçen Gazi Süleyman Pasa medresesi müderrisinden de "Borlu' lu mehmet Hilmi' diye sözedilmektedir. Anlasilacagi üzere kent, "Tarakli - borlu" yaninda kisaca "borlu" olarak da anilmistir.
TARAKLI-BORLU : Kent Osmanli yönetimne geçtikten sonra "Borlu" adinin önüne "Tarakli" kelimesi getirilerek daha çok bu adla anilmistir. Bunun nedenini safranbolu' nun, ayni adi tasiyan Isparta' nin "Uluborlu" ilçesiyle karistirilmamasi oldugunu sanmaktayiz. Nitekim, muhtamelen ayni amaçla bu kentin adinin basina da "Ulu" kelimesi getirilmistir. "Tarakli" adi hakkinda ayrica bilgi verilecektir.
Tarakli-Borlu adi 14.yüzyil ortalarindan 1871 yilina kadar resmen kullanilmistir. ilk olarak 1871 yili devlet salnamesinde "Tarakli - Borlu" adini artik kullanilmadigi görülmektedir. Ancak, yukarda belirtildigi üzere bazi resmi belgelerde bu ad daha sonraki yillarda da kullanilmistir.
TARAKLI : Tarakli-Borlu adini kisaltilmis biçimi olarak bu ada da gerek metinlerde, gerekse resmi yazismalarda rastlanmaktadir.
"Tarakli" adi büyük bir Türk toplulugununu adi olup bugün Özbekistan' da bu topluluga mensup Türler yasamaktadir. 16. Yüzyilda Safranbolu yöresinde dolasan göçebe çemaatlara "Yörükan-i Tarakli" veya "Yörükan-i Tarakli - Borlu" adi verilmektedir. Tarakli topluluguna bagli bazi çemaatlarin kastamonu' ya kadar uzandiklari, bu kentte Tarkli Sultan adinda, toplulugun ulularindan oldugu belli olan bir kisinin türbesinin bulunmasindan anlasilmaktadir.  ZAGFIRAN-BORLU : Safranbolu' nun bugünkü adini ilk biçimi budur. Bu adda geleneksel "Borlu" kelimesi korunmus, asiretçiligin unutulmasiyla artik hatira degeri kalmayan "Tarakli" adi yerine ise, bir zamanlar Safranbolu' da bol miktarda tarimi yapilan "Safran - Zagfiran" bitkisini adi konulmustur.


Içinde "Zagfira - Borlu" adinin geçtigi, bizim rastladigimiz en eski metin 1749 yilina aittir. Bu metinde "Zagfiran - Borlu" ve "Borlu" adlarinin her ikisi de kullanilmaktadir. Bu yillarda Safranbolu' nun resmi adi henüz Tarakli - Borlu oldugundan "Zagfiran - Borlu" adinin kente bu tarihlerde önce halk arasinda verildigi tahmin edilebilir. 19.yüzyil baslarinda ise gerek belgelerde, gerekse kaynaklarda daha çok "Zagfiran - Borlu" kullanilmakta ve bazan da "Zagfiran - Borlunam-i diger Tarakli - Borlu" denilmektedir. Bu ifadeden de "Zagfiran - Borlu" adinin henüz yeterince yayginlasmadigi ve bilmeyenlere tanitma amacinin güdüldügü anlasilmaktadir. ZAGFIRANBOLU: Ilk olarak 1856 (H. 1273) yili devlet salnamesinde kentin adi bu biçimde yazilmakta ve "Borlu" kelimesinin, 'r' harfinin düsmesiyle "bolu" biçimine dönüsmesi somut olarak görülmektedir. Ancak 1871 (H.1288) yili kastamonu Vilayeti salnamesinde hala "Zagfiran - Borlu" olarak yazildigi görülmektedir.
ZAGFIRAN-BENDERLI : 1867 yil (H. 1284) yili devlet salnamesinde kentin adinin "Zagfiran - Benderli" olara degistirildigini görüyoruz. Bu ad üç yil kadar kullanildiktan sonra tutunmadigi veya tepki dogurdugu için kaldirilarak eski ada dönülmüstür.
Geleneksel "Borlu" adinin yerine geçen "Benderle" adi, o dönemde yörede çok etkin bir ayan ailesinin adidir. Kente bu ad, Safranbolu Viransehir sancaginin ikinci kez merkezi oldugunda verilmis ve 1870 yili idari reformuyla sancak lagvedilerek Safranbolu kaza statüsünde kastamonu merkez sancagina baglandiginda terkedilmistir.
ZAGFRANBOLU : Daha sonraki yillarda "Zagfiran" kelimesindeki "i" harfi düserek kent bu biçimde adlandirilmistir. Yeni harflere geçinceye kadar, eski harflerle bu biçimde yazilmistir.  ZAFRANBOLU : Kentin adi yeni harflerle önce bu biçimde yazilmistir. Bu imla 1940 yillarina kadar devam etmistir. SAFRANBOLU : 1940 yillarindan sonra kentin adi bugünkü biçimini almistir.

 

Safran Bitkisi Hakkında Bilgiler

Ilçemizde tarimi yapilan Safran bitkisinin Davut Obasi Köyü'nde iki veya üç çiftçi tarafindan yetistirilmesi devam ettirilmektedir.Safran bitkisinin yetistiriciligi çok zor ve zahmetli olmasi nedeniyle bu çiftçilerden baska ekimi yapan bulunmadigindan dolayi zamanla ekiminin azalacagi düsünülmektedir.
Safran bitkisinin zaman içerisinde ortadan kalkmasini önlemek için Safranbolu Ilçe Tarim Müdürlügü'nün teknik elamanlarinca ilçemiz Yaziköy' ün Çay Mahallesinde Özel Idare destegi ile tarimi yapilmaya baslanmistir.
Safran bitkisinin ulusal basinda çikan haberler neticesinde yurdumuzda çesitli yerlerde bulunan çiftçiler tarafindan yetistirilmek üzere talep edilmektedir.
Safran bitkisi boya ve parfümeri sanayiinde, ilaç ve pasta yapiminda kullanilmaktadir. Kilogrami 1 milyar TL. civarindadir.
Basinda Safran Bitkisi (Hürriyet Gazetesi) : Dogal Hayati Koruma Dernegi(DHKD) araciligiyla ulasabildigimiz Ellen Szita ile Istanbul turu sirasinda safranin hat sanatinda sari rengi veren boya maddesi olarak kullanildigini da ögrendik. Üstadlar, yazinin kalici olmasi için koruyucu olarak safran katildigini anlattilar. Safranbolu'da ise ‘‘Annem sinirlendiginde safran içer ve sakinlesir’’ denildigini aktariyor Szita. Genç kadin Amerika'da safranin bazi türlerinin kansere iyi geldigi ve kolesterolü düsürme özelligi oldugu seklindeki teorileri sorup, sorusturdugunu kaydeden Szita, tesekkür edip vedalastigimizda, ‘‘Türkiye'de safran üretimini canlandirmak için geç kalmis sayilmazsiniz’’ uyarisinda bulunuyor.
En pahali baharatDHKD'nden Bitki Bölümü Koordinatörü Sema Atay, Kelaynak Dergisi'nde ‘‘Geleneksel Safran Üretimi Efsaneye Dönüsmek Üzere’’ baslikli yorumunda söyle yaziyor: Dünyanin en pahali baharati safran neredeyse altin degerinde. Ekim ayi çiçeklenme dönemi ve mevsimin ilk çiçekleri persembeyi cumaya ya da pazari pazartesiye baglayan gecenin sabahinda açtigi için halka arasinda ‘‘mübarek bitki’’ olarak kabul edilir. Çiçekleri gün dogmadan toplanir, sadece yavru soganla çogalir. Günümüzden 50-60 yil önce Safranbolu'nun Davutobasi Köyünde kirk hanenin hepsinde eflatun-mor renkli çiçegi ve halk arasinda püskül denilen kirmizi renkli disicik organlari ile safran üretimi yapilirmis. Bugün ayni köyde sadece iki hane ve birkaçyüz metrekarelik alanda üretimi yapilan safran bitkisi Türkiye'deki son dönemini yasiyor. Zahmetli bir is olan safran üretiminden zamanla çogu üretici vazgeçmis. Davutobasi köyünden Ali Ünsal'in ölümünden sonra 70 yasindaki esi Serife Ünsal inatla safran üretmeye devam ediyor ve ömrü yettigince de yapacagini söylüyor. Anadolu'dan dünyaya yayildigi söylenen safran gereksinimi yurt disindan karsilaniyor ve Safranbolu dükkanlarini Iran ve Yunanistan'dan ithal edilen safranlar yer aliyor.

 

Safranbolu İklimi

Safranbolu, Karadeniz ve Iç anadolu iklimi arasinda bir geçis kusagindadir. Kuzeyinde yer alan dag siralari ilimli deniz ikliminin içerilere girmesine kismen mani olur. Karadeniz iklimi ile karasal iklimin karmasi diyebilecegimiz bir geçis iklimi bölgeye egemendir. Bunu en iyi sekilde dag ve tepelerin kuzey-güney yamaçlarindaki orman alanlarinin gürlük ve bitki türlerindeki farkliliklariyla izlemek mümkün olmaktadir. Safranbolu' da kara iklimi özelliklerinden siddetli kislar ve kurak yazlar görülmez; yazlar sicak geçmesine karsin kislar iliktir.
Yagislar mevsimlere dagilmakla beraber kara iklimi etkisi ile en çok yilin ilk yarisinda düser. Kis ve ilkbahar uzun sürer. Yaz, temmuz basindan eylül sonuna kadar devam eder. Kar yagisi aralikta baslar. Egimin farkli olmasi nedeniyle ilçe merkezinde farkli yagislar meydana gelebilmektedir. Yüksek kesimlerde kar kalinligi daha fazladir. Buna karsilik eski Safranbolu' nun Çarsi Semtinde kar kalinligi daha azdir.
Safranbolu' da rüzgarin en çok estigi yön kuzey ve kuzeybatidir. En kuvvetli esen rüzgar yönü ise bati, güney ve kuzeybatidir.
Sicaklik :
En Sicak aylar : temmuz, agustos aylaridir (Ortalama max. 40° C).
En soguk aylar : Ocak, subat, mart' tir (Ortalama min. -10° C).
Günlük en yüksek sicaklik farklari yazin 21.2° C, kisin 17.5° C' dir.

 

Yagis :
En yagisli aylar : Ocak, subat ve hazirandir (Aylik ortalama 50 mm).
En kurak aylar : Temmuz, agustos, eylül (Aylik ortalama 22 mm).
Günlük en çok yagis : Haziran, temmuz aylarinda görülür (40 mm).
Yillik ortalama yagis : 721 mm' dir.
Yillik ortalama yagisli gün sayisi : 67,6 gün.
Yillik karla örtülü gün sayisi : Ortalama 25 gün, ençok 41 gün.
Nem : Yillik ortalama % 60.
Rüzgar : Hakim rüzgarlar sirasiyla en çok bati olmak üzere güneybati, güneydogu ve kuzeybatidan eserler. En kuvvetli rüzgarlar ise sirasiyla bati, güneybati, kuzeybatidan eser.
Yerel Iklim : Sehir ve çarsi bölgesi vadi içinde rüzgarlara kapalidir. Bu yüzden kisin soguk rüzgarlardan korunmustur, yazin ise çok sicak olur. Yazliga gitmenin bir nedeni de budur. Baglar bölgesi ise daha yüksek, bir yayla niteliginde güneye dogru egilimlidir. Burada yazlar daha serin geçer.

 

Safranbolu'nun Türkiye Üzerindeki Konumu

Safranbolu, Bati Karadeniz Bölgesinde denizden kus uçumu 65 km içerde bulunan bir ilçedir. Koordinatlari 41° - 16° kuzey enlemi, 32° - 41° dogu boylamidir. Karabük iline bagli bulunan Safranbolu il merkezinden yalnizca 8 km.uzakliktadir. Ilçe, Karabük (Merkez ilçe, Ovacik ve Eflani ilçeleri), Bartin (Ulus ilçesi) ve Kastamonu (Araç ilçesi) illeri ile çevrilmistir.
Ilçeye karayolu ile üç ayri yönden ulasmak mümkündür. Ankara-Istanbul karayolunun Gerede kesiminden ayrilarak Karabük'e gelen 82 km'lik yol buradan devam ederek 8 km. sonra Safranbolu'ya varir. Ilçenin kuzey yönünde Bartin ili ile ve dogu yönünde Kastamonu ili ile baglantisi vardir. Bunun disinda demiryolu ile Karabük il merkezine kadar ulasim mümkündür. Havayolu baglantisi ise henüz mevcut degildir.


Google Earth
:
uydu görünümü için tıklayınız...
Microsoft Expedia
:
harita sistemi için tıklayınız...

Safranbolu' nun diger merkezlere uzakligi Safranbolu;

Safranbolu

220

Ankara

74

293

Bartýn

395

454

358

Istanbul

8

212

82

387

Karabük

105

242

180

500

113

Kastamonu

163

268

89

335

171

265

Zonguldak

 



Duyurular


 

Safran Konak Seyahat Otelcilik Turizm ve İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.; Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı İşletmelerin Ekonomik Gücünü ve Rekabet Kabiliyetini Artırmaya Yönelik Mali Destek Programı kapsamında sağlanan mali destek ile Safranbolu/Karabük’te...

Devamı için tıklayınız...

360° Sanal Tur